3.30.2015

"beni bırakırsa bunları anlattığı için bırakacak" biliyorum

3.17.2015

127 kere zamanı geri aldım, o anı yaşadım, her seferinde de rezil oldum.
her defasında.
yoruldum en sonunda,
savunma mekanızmalarından unutma'yı kullanmaya çalışıyorum ama onu da beceremeyeceğim sanırım.

3.06.2015

"Tanrim, Beni temizle ama şimdi değil"
hanım ablalar üzmeyelim gençleri, 
zor zamanlardan geçiyoruz

3.04.2015

sadece hocaları için iki dersi takip ediyorum ama mutsuz olunca hiç çekilir olmuyorlar, zira düşünme gerektiren dersler, düşünme deyince de aklıma beni mutsuz eden şeyler baskın yapıp derse fırsat vermiyor.
ama önemli bir şeyler söyledi bir tanesi "hayal, anlamın taklidini oluşturur...hayal arınmadan rüya arınmaz...hayali duyular oluşturur"
aslında derdim tam da bunlar üzerineydi, hocanın faal akılla ilişkisi kuvvetli diye yormadım olayı yine de. kaç gündür film izlemeye başlayınca rüyalarımın nasıl değiştiğini düşünüyordum. bu tespitler iyi geldi, insan destek bekliyor böyle konularda. rüya görmekten hala nefret ediyorum, rüyalarım arınmayacak biliyorum çünkü hayalimi olabildiğince kirlettim ve daha kötüsü durumu kabullendim. taklitlerim aslı gibi değil bilakis çok ters, gittikçe hakikatten uzaklaşıyorum, üzülüyorum sonra alışıyorum sonra üzülmediğime üzülüyorum.

2.25.2015

bugün bir arkadaş az kalsın iyi biri olduğuma ikna edecekti beni ama konu senden bin beterler var'a gelince anladık olayın boyutunu

1.26.2015

bakın adam diyor ki "benim yaralarım 'tuzum tuzum' der"
ilginç

1.19.2015

"görüşmek üzer"

"e'yi unutmuşsunuz" diyen okuyucu istemeyen şair'in şiiri

çok sıkıldım

12.24.2014

olmuyor
keşke
kısmet

sıralama şaşmıyor. 

11.23.2014

...
Bu, oğlak. Satürn burcu altında doğan herhangi bir kişi olmayan Walter Benjamin misali, dalgınlık ve yatkınlık kaybolmalara, sokaklarda, en tanıdık sokaklarda hatta, tanıdık şehirlerin kalabalık caddelerinde... Bilerek kaybetme kendini ya da, hiç tanımadığı bir şehirde, düz bir şekilde de olsa tırmanır gibi, kendini şaşırtmak, kendine şaşırmak için neredeyse, aynı sokaktan ikinci kez gittiğinin ayırtına vardığında hoşnutluk duymak için. 

İşte oğlak, bildiğimiz; Ocak’ın üşüyen çocuğu ve otu ete yeğlediği için benzi solan... Çocukken büyük gibi davrandığı için yaşlandıkça çocuklaşan... 

Bu oğlak; sokakları, parkları değil, tepeleri yokuşları dağları tercih edecektir, hafta sonu yürüyüşleri için. Yük taşımaya yatkınlığı yüzünden erkence çözülse de iskeleti, mesela bisikletle Asya turuna çıkmaya hazırlanan gençlere katılmayı tasarlayarak âlemi kendine güldürecektir. Bu gülüşlere katılarak eğlenecektir kendisiyle. Allah kısmet ederse görülür ki ileri yaşlarda, kalabalıkların içinde bile iç âleminde yaşayan genç değildir çoktandır; dudaklarından eksik olmayan oğlak gülüşüyle kendi kendisiyle dalga geçebilir. O kadar tırmana tırmana tepelerden, engebeli yollardan, ter dökerken bir çiftçi misali işinin başında, bir hayli atılmıştır kara suyuk ve hayata daha iyimser ve hoş görüyle bakabilmektedir. 
...
cihan aktaş